Ne kadar da çok kez duyuyoruz bu cümleyi.. Birden okunduğunda inanılmaz tanıdık gelmesi bundan.. Bu hayatta en sık duyduğun 100 cümle içine bile girer bu cümle belki de.. Öylesine popüler, öylesine herkesin ağzına sakız olmuş durumda...
Bu cümle hayatımda duyduğum en yalan cümlelerden biri! Ancak tahmin edilenin aksine, bence cümlenin yalan olan kısmı ilk kısmı değil.. Asıl 2. kısım benim takıldığım nokta..
Kimse sonsuz dürüstlük istemez! "Bana dürüst ol" cümlesindeki gizli mesaj; "Bana benim duymaktan mutlu olacağım ve dürüst olduğun cümlelerle gel"dir aslında.. Hiçbirimiz tüm çıplaklığıyla her doğruyu duymaya hazır değilizdir.. Evet, kimse yalanlarla kurulu bir dünya istemez, orası net. Ama cehalet mutluluktur cümlesinin gerçekliği de bazen hafife alınamayacak kadar baskın doğrusu..
Karşımızdakilerin %100 dürüstlükle bize yaklaştıkları bir hayat düşünsenize.. Bir saniye olsun düşünün, karşılaştığınız her insanın sizinle ilgili akıllarından geçen düşünceleri en berrak haliyle size sunduğunu.. Gerçekten bunun sizi mutlu edeceğini mi düşünüyorsunuz?
Seni çirkin bulan birinin bunu sana tüm dürüstlüğüyle söylemesini ister misin mesela? Ya da o kendinden emin tavırlarda konuştuğun bir konuda "Şu anda çok cahil ve aptal konuşuyosun, google'dan öğrendiğin iki satırla kendini expert mi sandın?" deyiverse aniden biri.. O çok sevdiğin bitanecik sevgilin birden sana "Bugün tanıştığım çocuk gözüme o kadar tatlı ve sempatik geldi ki, keşke ona benzeseydin diye düşünmeden edemedim" dese..
"Giydiğin o daracık kot koca poponu iyice ortaya çıkarmış",
"Seninleyim çünkü daha iyisi karşıma çıkmadı henüz, çıktığında da ilk işim seni şutlamak olucak",
"Sevgilim beni nasıl aldatır dediğinde hani boşver üzülme senin gibisini nerden bulucak demiştim ya, küllüyen yalan. Bende sevgilinin yerinde olsam ilk fırsatta seni aldatırdım",
"İş hayatında başarılı olduğunu falan zannediyosun ama hiç bişi bildiğin yok, arkandan da herkes ne kadar aptal olduğunla dalgasını geçiyor"
Bu listeyi aslında herkes hayal gücünün, tecrübelerinin ve kendi söylediği "beyaz yalanlar" dan faydalanarak uzatabilir.. Burada önemli olan, aslında hiçbirimizin çokta dürüstlük beklemediğidir..
İnsan egosu, toplumsal değer yargıları, insan ilişkileri, etik, inanç gibi pek çok şey dürüstlüğün önünü tıkayan olgulardır..
Belki de hayat yalanlar üzerine kurulu bir tiyatro sahnesidir ama bizler bunu kabul etmeyecek kadar büyük yalancılarızdır.. Kim bilir belki de hepimizin beklediği dürüstlük, "duymayı kaldırabileceğimiz" kadarıyla sınırlıdır....
" Beni öyle bir yalana inandır ki,Ömrümce sürsün doğruluğu."
Asıl önemli olan, ne kadar ne ölçüde dürüst olduğun değildir bence aslında..
Önemli olan bana söylemediğin gerçekler ile, senin mutlu olup olmadığındır.. Senin benle ilgili gerçeklerin acımasız olsa bile, sen ne kadarını kabullenip sevebiliyorsun beni mesela? Eksikliklerim ya da fazlalarımla bir bütün oluşturup, koşulsuzca sınırsızlaştırabiliyor musun kendini bana?
Bana hep dürüst ol demeyeceğim o yüzden sana.. Ama bana öyle bir yalan söyle ki, ömrümüzce sürsün doğruluğu....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder