"Biz erkekler kadınlar konusunda deneyim kazanabileceğimize inanıyoruz. Daha doğrusu kadınları deneme-yanılma yöntemiyle çözülebilecek varlıklar olarak görmeye meyilliyiz. Hayatımız deneyim kazanma hırsı üzerine kurulu çünkü. En iyi araba kullananların,en başarılı doktorların yada ne sıkı reklamcıların hep yeterince deneyimli olanlar arasından çıktığına dair sarsılmaz bir inancımız var. Bu yüzden reşit olur olmaz hemen ehliyet almaya,silah kullanmayı öğrenmeye yada milli olmaya çalışıyoruz.İstiyoruz ki zamanın rüzgarı gururumuzu okşayarak essin ve bir an önce deneyimli erkekler haline getirsin bizi. Deneyimli olmak istiyoruz kimsenin olmadığı kadar. Zor durumda düşüncesi sorulan,bir konuştu mu herkesi susturan birer guru olmaya niyetimiz var.Bizden daha toy olanlar her sözcüğümüzü dikkatle dinlesin ve başlarını hayran hayran sallayarak şöyle desinler istiyoruz: " Vay canına,işte tecrübe konuşuyor!" ...genel manzaraya bakarsak bir deneyim düşkünlüğüdür gidiyor. Neyse ki kadınlar var da bu konudaki sınırlarımızı açık seçik görebiliyoruz.Yanlarından hiç eksik etmedikleri aynalarını yüzümüze tutup aslında ne kadar çarsiz olduğumuzu gösteriyorlar bize. Bunu yapabiliyorlar çünkü biz erkekler kadınlar konusunda deneyim kazanamıyoruz. Biraz kazansak bile onlar her zamanki değişkenlikleriyle deneyimlerimizi geçersiz hale getirmenin bir yolunu buluyorlar hemen.Deneyim kazana kazana güçbela ördüğümüz zırhımızı küçük bir dokunuşla delip oklarını kalbimize saplayıveriyorlar. Arada deneyimli erkek diye bir kategori çıkıp prim yapıyorsa da bu olay bizim çabamızdan çok kadınlar o sıra öyle istediği için gerçekleşiyor. Deneyimlerimizi geçersiz kılıyor kadınlar.Çünkü doğuştan gelen deneyimlerimizle ilgisi olmayan,en doğal köşelerine dokunuyorlar yüreğimizin.Savaşlarda yaralana yaralana edindiğimiz zırhımızn altındaki en masum,en erkek ve en insan köşeye. İşte bu yüzden erkek erkeğe konuşurken birbirimze verdiğimiz hiçbir tavsiye kadınlar karşısında işe yaramıyor.Yarasa bile üç kuruşluk taktiklerimizi anlamazdan gelmeleri sayesinde oluyor bu. Anlamazdan geliyorlar evet; özellikle beklenti çıtalarını aşağı çektikleri zaman. Daha iyisinin varlığından kuşkuya düştükleri zaman. Yani deneyimlerimiz ancak kadınlar bizden umudu kestikleri zaman işe yarayabiliyor. Yoksa pek hazzetmiyorlar zaten, bizim o çok övündüğümüz deneyimlerimizden. Çünkü içten içe biliyorlar bunun her zaman iyi bir şey olmadığını. Deneyimlerin insanın doğallığını ve yaratıcılığını törpülediğini bazen. Yaşama yeni renkler katmak için dünyaya on altı yaşındaki toy bir delikanlının saflığı ve heyecanıyla bakmam gerektiğini. Deneyim sandığımız çoğu şeyin basit önyargılar olduğunu.Üstelik biz erkeklerin belli sayıda deneyim kazandıktan sonra kendimizi geliştirmeyi bıraktığımızı. Biliyorlar:kitap okumaktan,film seyretmekten ya da bir çiçeğin zamansız açışından etkilenmeyen erkekler en deneyimliler arasından çıkıyor hep... Taze gözle bakmıyorlar çünkü ne hayata ne kadına. Kadınlarsa gözlerinde birikmiş o tortuyu fark ediyor işte. Sonra da o müthiş yaratıcılıklarıyla geçersiz hale getiriyorlar deneyimlerimizi.Beklemediğimiz şekilde davranarak,ummadığımız tepkiler vererek,bizi şaşkına çeviren şeyler yaparak... Yeniden acemi olmaya çağırıyorlar bizi.O temiz ruhlu, iyi niyetli masum delikanlıları geri çağırıyorlar... Hayatta başımıza gelen şeyleri her kapıyı açacak deneyimlere değil de,yaşamı güzelleştirecek birer dokunuşa tercüme edeceğimiz günü bekliyorlar belki de: basit bir şiire,bir kuşun uçuşuna... Deneyimlerin ördüğü zırhtan soyunduğumuzda, nasıl hafifleyip kuşlar gibi özgür olacağımız biliyor ve bunu yapmamızı içtenlikle istiyorlar çünkü. ÇÜNKÜ KADINLAR BİZİ SEVİYOR HALA; HER ŞEYE RAĞMEN."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder